Doğru söylemeye yüzün olmadığından mı yalan söylüyorsun,
yoksa yalan(lar)a mı mahkumsun?
Elini kolunu sallayarak geziyordun,
"yalan beni alt edemez."
Sonsuzluk işareti ile kelepçelendin.
Yazık ki üşüyoruz.
Yalanların kar fırtınasında,
bir kalemi tutamıyor iki parmak.
Üç harfin de yararı yokmuş.
Rüzgâr seni bile uçaracak kadar sert,
kâğıdın ne yapacak?
Sıcak günlerden biriktirdiğimiz yorgan ipleri nasıl ısıtacak bizleri?
Kardan hayatlar, kârdan hayatlar bir yana...
Çocuklarımız ne olacak?
Şapkaları çıkarın,
nefesini içinizde hissettiğiniz aşk çikolatadan değerliydi aslında.
Bildiniz,
bizler sadece birer hiç olduk.
12/15/2010
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder