Sevmek ayrı; aldatmak ayrı bir oyundu. Unutmak oyun kuralıydı ve kurallar çiğnenmek içindi. Acı çekmek kolay değildi fakat her an karşınızdaydı. Zoru başarmış bulunmaktayız. Alkış almak hakkımız.Şükretmek gerekiyorsa buna; edeceğiz. Lakin küfretmemiz gerekiyorsa bunu seve seve yaparız. Ya biz acının eli bağlı mahkumlarıyız; ya da acı bize bir lütuf. Mutlu olmak gibi bir lüksümüz olsaydı, acıya küfredecek yüzümüz olurdu. Bize "ne hakla?" diye sorulduğunda vereceğimiz cevabı aylar öncesinden hazırlamak, olumsuz düşünmek değil midir?
Acı çekip, ağlayıp kendimizi avutabiliyorsak küfretmek değil şükretmek onaylanmıştır.
Kıvranan beynimizi düşünmeye zorlarsak lanetler yağdırdığımız şeyin sebebini anlarız. Keşkelerle boğduğumuz gururumuzu, suni tenefüsle kendine getiremeyeceğiz.

