4/05/2010

Must Be In Business

Dans; iki kapılı bir şans olmalıydı. Dans ederken hayatı değil, sanki küçük bir dünyada dansı yaşarsın. Dans, bir hobiden, bir işten öte; bir gerçekti. Denilenleri duymadan müzikle yatıp kalkan dans.. Kıvrak bedenler aynı ya da farklı; fakat uyumlu bir şekilde hareket ederken hayat durmalı.

Dans; hayatın acı gerçeklerini içinde barındıran o kan kırmızı şarabı içenlerin yasıdır. Yeniden hayat bulmaya yüz tutmuş bedenler; en acımasız danslarını sergiliyor şimdi. Zafer kuyularına ip atmış ruhları, zaferi taşıyor kollarında. Kan damarlarından ılık ılık akarken, bitmek tükenmek bilmeyen azmin terlerini döküyorlar.

Kaybedenler jiletleri ele almışken, birde zafer dansı yapmakla meşgul onlar.

Dansla grev yaptılar, yas tuttular; dansla solmuş bir gülü canlandırdılar. Çığlıklar kulağa müzik gibi geliyorsa, dans başlasın!

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder