9/02/2011
8/05/2011
Paslı Bir Defterden
hayali evimin hayali balkonunda,
hayali denizinin tam karşısına bir tabure çektim.
görmeyen gözlerimi kapattım,
işitmeyen kulağım dalgalarda,
koku almaktan aciz burnum havada,
titreyen ellerim çayıma doğru uzanırken
hissettim kasırgaları yatıştıran ılık meltemin dokunuşunu.
siper ettim kirpiklerimi gözlerime,
kimse göremedi mavisini.
kendi denizinde boğuldu yanaklarım,
meltem aldı götürdü saçlarımı
bir o yana, bir de bu yana…
ama sonunda düşüverdi bukleler hâlinde
geniş omuzlarıma.
tutturdum bir ritim törpüsüz tırnaklarıma,
çaldım nemli havadan,
bana ait olan ıslığı.
çektim içime kokusunu
yapraklarını henüz dökmüş güllerin.
kaynağı gözlerim olan dalgaların
kıyısı bellediği yanaklarımdan süzülüşünü izledim.
yaktım sigaramı,
paslı çakmağım elimde.
çektim içime kasvetli dumanı,
üfledim ondan kasvetli havaya.
bastırdım sigarayı kül tablasının kalbine,
söndürdüm ateşini.
yaslandım arkama,
sandalyemin gıcırtıları eşliğinde.
gökyüzü çekmiş mavisini denizden,
yeşilimsi bir renk bırakmış ardında.
merak ettim;
gökyüzü ne zaman çekecekti mavisini benim gözlerimden?
